Yargıtay’dan emsal karar! Enflasyon nedeniyle değeri düşen alacaklar için açılan faizi aşan (munzam) zarar davasında artık somut ispat şartı aranmıyor. 2025 güncel Yargıtay içtihadı ve detaylar…


Türkiye’de uzun süren yargılama süreçleri ve yüksek enflasyon oranları, dava tarihindeki alım gücü ile tahsilat tarihindeki alım gücü arasında uçurumlar yaratmaktadır. Yasal faiz oranlarının enflasyon karşısında yetersiz kalması, alacaklıların ciddi hak kayıplarına uğramasına neden olmaktadır. İşte bu noktada munzam zarar (aşkın zarar) davası, mülkiyet hakkını koruyan hayati bir araç olarak öne çıkmaktadır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2025 yılına ait en güncel kararı, bu davalarda alacaklıların üzerindeki "ispat yükünü" hafifleterek adeta bir devrim niteliği taşımaktadır.

Munzam Zarar (Aşkın Zarar) Nedir?

Munzam zarar, Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenen; para borcunun geç ödenmesi nedeniyle alacaklının uğradığı, temerrüt faizini (yasal faizi) aşan zarardır. Borçlu, geç ödemede kusursuz olduğunu ispat etmedikçe bu zararı gidermekle yükümlüdür.

İspat Yükünde Yeni Dönem: Somut İspat Şartı Kalktı mı?

Yargıtay’ın eski içtihatlarında, alacaklının munzam zararını tazmin edebilmesi için bu zararı somut vakıalarla kanıtlaması isteniyordu. Örneğin; alacağını alamadığı için yüksek faizle kredi çektiğini veya bir yatırım fırsatını kaçırdığını ispat etmesi bekleniyordu.

Ancak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 23.09.2025 tarihli ve 2025/544 E., 2025/3055 K. sayılı kararı ile bu yaklaşım tamamen değişmiştir. Artık yüksek enflasyonist dönemlerde paranın değer kaybetmesi "herkesçe bilinen bir vakıa" olarak kabul edilmekte ve alacaklının zararını ispatı için soyut veriler yeterli görülmektedir.

Zarar Nasıl Hesaplanacak? "Sepet" Yöntemi

Güncel karara göre mahkemeler, alacaklının zararını hesaplarken sadece enflasyon oranına bakmayacak, aşağıdaki ekonomik verilerden oluşan bir "sepet" hesabı yapacaktır:

  1. TEFE - TÜFE oranları,
  2. Bankaların ortalama vadeli mevduat faizleri,
  3. Döviz kurlarındaki (Dolar/Euro) artış oranları,
  4. Altın fiyatlarındaki değişimler,
  5. Asgari ücret artış oranları.

Bu verilerin ortalaması alınarak bulunan değer, tahsil edilen yasal faizden yüksekse; aradaki fark alacaklıya "munzam zarar" olarak ödenecektir.

Anayasa Mahkemesi ve Pilot Karar Süreci

Bu içtihat değişikliğinin temelinde Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ihlal kararları yatmaktadır. AYM, uzun süren davalarda alacağın enflasyon karşısında erimesini "mülkiyet hakkı ihlali" olarak görmüştür. En son 2025 yılı ortalarında verilen pilot kararlar ile bu durumun yasal bir zemine oturtulması için TBMM’ye de bildirimlerde bulunulmuştur.

Sonuç: Hakkınızı Arayın

Yıllar süren bir alacak davası sonunda elinize geçen paranın alım gücü düştüyse, munzam zarar davası açarak bu kaybınızı telafi etmeniz mümkündür. Yeni içtihatlar ışığında, paranın piyasa değerindeki kayıp artık "karine" olarak kabul edilmekte ve davalar çok daha hızlı sonuçlanmaktadır.

Akfırat Hukuk Bürosu olarak, para alacaklarının değer kaybından doğan tazminat süreçlerinde müvekkillerimize profesyonel hukuki destek sağlıyoruz.




Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Munzam zarar davasında enflasyon kaybı nasıl ispatlanır?

  1. İspat Kolaylığı: Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde munzam zarar davası açıldığında artık alacaklının somut bir zarar ispat etmesi gerekmemekte, enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybı doğrudan zarar kabul edilmektedir.
  2. Hesaplama Yöntemi: Alacağın muaccel olduğu tarih ile tahsil edildiği tarih arasındaki enflasyon verileri (TÜFE) esas alınarak aradaki fark hesaplanır.